Türkiyede Karate

Karate Türkiye’ye 1962 yılında Güreş antrenörü Halil Yüceses’in Japonya’dan dönüşü sonucu Judo ile birlikte girmiş, bazı Karate tekniklerinin çeşitli judo hocalarınca öğretilmeye başlanması ve Türk Silahlı Kuvvetleri yakın dövüş eğitiminde yer bulması üzerine tanınmıştır. 1969 yılında Judo Federasyonu teknik direktörü Michael Novowitch antrenör kurslarında judonun yanı sıra Karate eğitimi de vermiştir. Hakkı Koşar’ın öncülüğünü yaptığı Türkiye Amatör Karate Organizasyonu ile 1970’lerde judodan bağımsızlaşma sürecine giren Karate 1980’de Türkiye Judo Federasyonu’nun Türkiye Judo ve Karate Federasyonu olarak yeniden örgütlenmesiyle federasyonlaşmış, 1990’da ise Türkiye Karate Federasyonu kurulmuştur.

Türkiye’de Karate’nin ilk yıllarından itibaren JKA-Shotokan ekolü (Nakayama stili) açık bir egemenlik kurmuştur. Bu durum Karate’nin “geleneksel karate” ve savaş sanatı anlayışından çok bir müsabaka sporu olarak tanınmasına ve organize olmasına yol açmıştır. Türkiye’de Karate faaliyetlerinin yaklaşık %95’i Shotokan stilinde ve “spor karate” formundadır.

Mevcut çok sayıdaki Karate stiline karşın, Dünya Karete Federasyonu (dolayısıyla Avrupa Karate Federasyonu ve Türkiye Karate Federasyonu) özellikle sportif faaliyetlerde standartlaşmayı sağlayabilmek için kata listeleri üzerinden dört stili kabul etmektedir:

  • Shotokan Ryu
  • Goju Ryu
  •  Shito Ryu
  •  Wado Ryu

Diğer Karate stilleri arasında ise aşağıdakiler sayılabilir. Bu stiller başta Dünya Karate-Do Organizasyonları Birliği (WUKO) olmak üzere çeşitli federasyon ve organizasyonlarda örgütlenmektedir.

Tam temaslı Karate stilleri:

  • Ashihara Karate
  • Kyokushin Karate
  • Seido Karate
  • Shidokan Karate

Dünya Karate Federasyonu dışındaki Geleneksel Karate stilleri:

  • Uechi Ryu
  •  Shorin Ryu

FERHAT ÖZSERT sensei; Hakkı Koşar senseinin yanında karate çalışmaya başladı. Sert ve güçlü yapısına uygun olarak daha gerçekci bir dövüş metodu olan bir karate stili arayışına girdi. 1971 yılında dünya karate tarihinin en büyük ustalarından biri olan Sensei Masutatsu oyama ile temasa geçti. Bu ustanın daveti üzerine yurtdışında kurslara katılarak Kyokushinkai stilinde eğitim gördü. Bu stilin Türkiye şefi oldu ve Türkiye’de öğretmeye başladi.(1974) Böylece Türkiye’de vuruşlu karatenin kurucusu oldu. Güç ve dayanıklılık gerektiren gösterilerle tanındı.  Büyük cesareti ve geniş hoşgörüsüyle Türk karatecileri arasında sevilen bir usta oldu. Karatenin tanınıp yayılmasi için büyük fedekarlıklarda bulunan ustalarımızdan biridir. Daha sonraları kyokushinkai stilinde ortaya çıkan bölünmede ashihara karate stilini tercih etti. Bu stilin 1985 yılında Türkiye sorumlusu oldu. Böylece ikinci bir vuruşlu karate stilinin daha Türkiye’ye gelmesini sağladı.

Kyokushin sistemi     Fikret KÜÇÜKAKDERE,Kenan AYDIN,Rahim KAHRAMAN,İhan YATKIN

Ashihara Sistemi       Sermet ULUFER,Hilmi ASAL,Serdar ERGUN,Nihat YİĞİT

 

gibi isimlerle bu günlere kadar gelmiştir.